Türk'ün Okuma İle İmtihanı "Kitapsızlar"
Bir ülke düşünün ki, sokaktaki adamdan siyasetçisine kadar, ‘bilgi toplumu’ndan ‘bilgisayar toplumu’nu anlıyor olsun. Kütüphane denildiğinde, sıkıcı mekânlar; kütüphaneci denildiğinde, kitapların tozlarını alarak raflara dizen asık suratlı, gözlüklü ve topuz saçlı kadınlar; kitap denildiğinde ise, iyi niyetli yaklaşımla, ders kitabı ya da olumsuz anlamda, suç unsuru akla gelsin. Gelişmiş dünyada, halk üniversitesi unvanıyla taçlandırılan halk kütüphanelerinin, devletin sırtında yükmüşçesine yerel yönetimlere yıkılmaya çalışıldığı; okul kütüphanelerinin, adı var kendi yok kütüphaneler şeklinde olduğu; üniversite kütüphanelerinin ise, kampüs içi yol kaldırımlarından daha az öncelikli kabul edildiği bir ülke düşünün. O ülke ki, ben de okumak istiyorum ama zamanım yok yalanına sığınan insanları, günde ortalama altı saat televizyon izliyor olsun. ... Böyle bir ülke, acımasız bir rekabetin yaşandığı uluslararası devler liginde nasıl yer alır ve lider ülke konumuna nasıl yükselir?
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(1)
Kitabın, kütüphanenin, okumanın, okuma alışkanlığının, eğitim-kütüphane ilişkisinin ve benzer konuların önemine işaret etmeye çalışan bir kitap. Ülkemizin en büyük sorunu; "okumamak". Malesef kitabın yerine tercih edilenleri görünce ülkemin bugünkü haline şaşırmıyorum. Keşke bu problemi çözebilsek. Herkes bu çözümden sonra çok değişeceğine eminim.





