Eser· Kitap

Diriliş

8.0/10(238)

Gözlerini yere dikmiş olan Katyuşa gözlerini birden jüri üyerlerin çevirdi.Dmitriynin üzerinde durdu.Bu esnada yüzü ciddileşmiş, sertleşmişti.Tuhaf tuhaf parıldayan hafif şehla gözleri bir süre Dmitriynin üzerinde takılı kaldı.Dmitriy korkuyordu ama yine de başını başka tarafa çeviremiyordu.Birden o korkunç geceyi, buzların çatırdayışını, her tarafı kaplamış sisi ve hilal biçimindeki ayı anımsadı. Ay, kara ve korkunç bir şeyi aydınlatmak için şafak sökmeden ortaya çıkmış gibiydi. Hem kendisini süzen, hem de uzaklara bakan bu siyah gözler, Dmitriyde bu kara, korkunç şeyin anısını bir kez dana canlandırdı.Beni tanıdı diye düşündü.Sanki biri başına birşey vuracakmış gibi sandalyesinde büzüldü. Katyuşa onu tanımamıştı. Sakin bir tavırla içini çekti, sonra gözlerini yine başkana çevirdi.Dmitriyde içini çekerek Şu iş bir bitse! diye düşündü.Sanki bir av partisindeymiş gibi bir duyguya kapılıyordu.Bir kuş vurmuştu ama kuş henüz canlıydı. Onu öldürmek gerekiyordu.İnsan o an tiksinme, acıma, pişmanlık duyar, kuş ise avcının çantasında debelenir durur.İğrenç ve acımasız bir durumdur bu; insan onu bir an önce öldürmek, sonra da yaptığını unutmak ister.İşte, Dmitriy Nehludov da tanıkların ifadelerini dinlerken bu karmaşık duygularla doluydu. ************ Cem Yayınevi, Tolstoyun Hacı Murat adlı uzun öyküsünden sonra Diriliş adlı ünlü romanını sunar. Prens Neyhudov ve yetim köylü kızı Katyuşkanın çevresindeki olayların şiir diliyle anlatıldığı bu yapıt, Rusça aslından Nedim Önalın tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. ************ Tolstoyun en önemli üç romanından biri olan Diriliş, bir insanın geçirdiği sarsıcı değişimin romanıdır. Zengin Prens Nehlüdov, hizmetçi Maslovayı baştan çıkarıp terk ederek hırs ve arzularının peşinden gider. Yıllar sonra bir mahkeme salonunda Maslova ile karşılaşan Nehlüdov, onu bu batağa kendisinin ittiğinin farkına varacak ve dirilen vicdanı, onun baştan ayağa değişmesine sebep olacaktır. Diriliş, vicdan azabının ezici baskısını anlatırken, ceza hukukuna da ağır eleştiriler yöneltiyor. Eserlerinde ahlaki değerlere vurgu yapan Tolstoy, bu kitabında insan ruhunun, vicdanının ve inancının toplum tarafından öldürüldüğünü dile getirip, bunların yeniden dirilişinin mümkün olup olmadığını sorguluyor. ************ 1899da yayımlanan Diriliş Tolstoyun yaşadığı sırada çıkan son romanıdır. Tolstoy, yıllarca üzerinde düşündüğü ve pek çok kuramsal eser yazdığı insanlık sorunlarını bu kitapta edebi bir kurgu içinde ele aldı. Diriliş sadece Sibiryaya giden bir mahkûm kafilesinin yolculuğunu değil, yaşamın anlamını kavramak adına kişinin kendini yeniden var etme sürecini anlatan bir başyapıttır. ************ Diriliş, Rus ve Dünya edebiyatının en usta yazarlarından olan Tolstoyun, yıllarca her dilde sayısız kez basılan, milyonlarca okur tarafından tekrar tekrar okunan ve yazarını ölümsüzleştiren başyapıtlardan biridir. Diriliş, sadece bir vicdan azabının romanı değil; aynı zamanda, ceza hukukuna yöneltilmiş keskin bir eleştiricidir. Tolstoyun düşüncesini anlamak ve ustalığın tadına varmak içi Dirilişi okumak yeter. ************ Tolstoyun inanılmaz gözlem gücünü ve hassas duyargalarını toplumsal eşitsizliğe, üst sınıfların kalpsizliğine ve suçluluk duygularına ve Çarlık Rusyasının acımasız bürokrasisine yönelttiği en eleştirel romanıdır Diriliş.Dirilişi bir seferde okudum. Çarpıcı bir eser... En ilginç kahramanlar, prensler, generaller, ihtiyar hanımefendiler, köylüler ve mahkûmlar... Ne usta bir kalemi var Tolstoyun. Romanının ise sanki sonu yok.Anton Çehov (Menşikova mektup, 1900) ************ Katyuşayı görünce Nehlyudovun içinde eski duyguları uyanmıştı. Beyaz önlüğüyle yeniden görmek onu heyecanlandırıyordu. Ayak seslerini, konuşmasını, gülümsemesini bir çeşit sevinçle dinliyordu. Dağ eriği siyahı gözlerine, hele de gülümsediği zaman, bir çeşit şefkat duymadan bakamıyordu. Hepsinden öte karşılaştıkları zaman yüzünün kızarması, mahcup olmadan hatırlayabileceği bir şey değildi. Aşık olduğunu hissediyordu. Ama bu, aşkın bir sır olduğuna inandığı, aşkını kendine bile itiraf edemediği ve insanın yalnız bir kez aşık olabileceğine inandığı zamana ait bir aşk değildi. Aşık olduğunun farkındaydı. Bundan memnunluk duyuyordu. Ve kendisinden saklamaya çalışsa bile bu aşkın ne olduğunu ve nerelere götürebileceğini çok iyi biliyordu. Herkeste olduğu gibi Nehlyudovda da iki kişilik vardı. Biri tüm insanlık ve kendisi için mutluluğu isteyen temiz bir ruh, diğeri yalnızca kendi tatmini peşinde koşan, bunun için dünyanın geri kalanını feda edebilecek olan hayvanî tarafıydı. ************ Tolstoyun arka planda XIX. yüzyıl Rusyasının toplumsal yapısını anlattığı, zengin ve asilzade Prens Dimitri Nekludovun değişim öyküsü. Genç yaşlarında teyzelerinin konağında âşık olduğu hizmetçi kız güzel Katyuşaya yaşattığı acı olaylardan pişmanlık duyan Prens Nekludov, bütün varlığını terk etmeyi göze alarak ona yardım etmeyi bir onur meselesi olarak görmektedir. Prensin mücadelesi aynı zamanda Rus bürokrasisi, mahkemeleri, hapishaneleri hakkında içler acısı manzarayı mükemmel bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bütün bir hikâye boyunca Prensin, görev bilincine dayalı ahlak anlayışı ustaca işlenmektedir. Ayrıca romanda devrim öncesi Rusyasından insan yaşamlarından kesitler de sunulmaktadır: zenginler, fakirler, köylüler, asiller, devrimciler. Romanda yer yer geleneksel din anlayışı da eleştirilmektedir. ************ Rus yazar Lev Tolstoyun, olgunluk döneminin yapıtı Diriliş, bir insanın geçirdiği sarsıcı bir değişimin romanı. Klasik Rus edebiyatının temel taşlarından biri olan Diriliş, yazarın başyapıtları sayılan Savaş ve Barış ve Anna Kareninanın yayınlanmasından sonra yaşadığı ruhsal bunalımın ardından kaleme alındı. Dirilişin kahramanı Prens Nehludovun baştan çıkarıp terk ettiği Katya, genelevden zindana uzanan bir düşüş öyküsü yaşar. Yıllar sonra kader onları ürkünç bir rastlantıyla karşı karşıya getirecek, Prens görkemli yaşamını tepeden tırnağa değiştirerek alçak-gönüllü, yalın bir yaşamı seçecektir. Prens Nehludovun ge-çirdiği değişim, bir bakıma, Kiliseyi reddederek kendine özgü bir dine yönelen Tolstoyun kendi yaşamındaki hesaplaş-manın romandaki yansımasıdır. Dünya edebiyatının bu ölümsüz yapıtını, Nihal Yalaza Taluyun Rusça aslından yaptığı çevirisiyle sunuyoruz. ******

Baskılar19

Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

Diriliş

Diriliş

483 sayfa
Diriliş

Diriliş

448 sayfa
Diriliş

Diriliş

528 sayfa
Diriliş

Diriliş

Diriliş

Diriliş

Oda Yayınları

446 sayfa2009-11-07
Diriliş

Diriliş

500 sayfa
Diriliş

Diriliş

Diriliş

Diriliş

ISBN 9789758461936
Diriliş

Diriliş

ISBN 9786055656010
Diriliş

Diriliş

Diriliş

Diriliş

Aden Yayınları

560 sayfa2004-05-20

Diriliş

Bahar Yayınları

512 sayfa2004-01-01
Diriliş

Diriliş

İletişim

555 sayfaISBN 97897505139852015-01-01

Diriliş

Diriliş

Diriliş

Armoni

432 sayfa2003-01-01

Diriliş

KUM SAATİ YAYINLARI

484 sayfa2003-01-01
Diriliş

Diriliş

Can Yayınları

587 sayfaISBN 97897507005692013-01-01

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...

Puanlama

8.0/ 10
238 puan
10
46
9
53
8
62
7
41
6
17
5
11
4
2
3
2
2
3
1
1

Yorumlar(25)

B
boncukprenses· Diriliş
8/1026.10.2024

Çar ailesinden soylu ve varlıklı bir prensin, zamanla kendisini, yönetimi, kiliseyi, adaleti ve toplumu sorgulama ve hatalarını düzeltme yolunda yaptığı fedakarlıklar..

F
feredan· Diriliş
7/1023.03.2024
E
efla· Diriliş
7/1027.06.2021
G
Girift· Diriliş
8/1008.01.2021
O
onursan· Diriliş
6/1019.01.2020
K
Kaotikfare· Diriliş
7/1012.02.2019
N
niler· Diriliş
8/1023.08.2018
G
GeCe_KuSu· Diriliş
8/1014.04.2018
G
gamasennintc· Diriliş
5/1024.11.2017
E
ertanasan· Diriliş
8/1030.10.2017
D
desnf· Diriliş
7/1026.10.2017
Ş
Şah-Rû· Diriliş
7/1016.10.2017

Çarlık Rusya’sı döneminin etraflıca bir sistem eleştirisi. Hem toprak sistemini hem yargıyı hem de sorgulamalarıyla dini (Ortodoksluğu) eleştiren bir eser. Bu sonuncusu doğal olarak yazarın aforozuyla sonuçlanmış. Temelde vicdan diyor Tolstoy. Adaletin de inancın da insanın vicdanına göre yaşayıp uygulaması gerektiğini savunuyor. Değişen hayat görüşüyle daha basit bir yaşam tarzına ve toplumculuğa yönelen yazar, Prens Nehludov karakteri üzerinden kendi arayışını, değişimini ve nihayetinde “dirilişi”ni aktarıyor. Betimlemeler öyle kuvvetli ki öne sürülen görüşü benimsemeyenler bile rahatlıkla çizilen resmi göz önüne getirip bir an için de olsa yazarın gözünden bakabilirler.

B
Burcak· Diriliş
9/1016.09.2017
_
_derya_· Diriliş
8/1023.06.2017
Ü
übermensch· Diriliş
9/1021.05.2017
M
mustafaoner· Diriliş
10/1010.02.2017

Büyük Rus yazar Lev Tolstoy tarafından kaleme alınan Diriliş romanı, insan ruhunun, vicdanın, inancın ve konu aldığı dönemin toplumunun gerçekçi ve iyi bir resmi olmayı başarmıştır. Kitapta, ruha, vicdan azabına, insan fıtratına dair; dirilip doğruları yapmanın mümkün olup olmadığı, fıtri olarak kötülüğü barındıran insanın kötülüğü düzeltip düzeltemeyeceği gibi sorular sorulmakta ve bunlara harika bir kurgu içinde farklı ve devrimsel cevaplar verilmektedir. Yazar, modern kilisenin ikiyüzlülüğünü ve gerçek Hristiyan ruhundan uzaklaştığını düşünerek bu fikirlerini romanın temelinin bir kısmını oluşturmakta kullanmıştır. Ayrıca, bu romanın temelinin diğer kısmını ise, inanmaya ve savunmaya başladığı, insan yapımı yasaların asla hakkaniyetli ve adil olamayacağı fikri oluşturmuştur. Özetle, insanların soylular ve diğerleri diye ayrıldığı bir dönemde, sözde soyluların yaşayışlarından etkilenip, içindeki sesi susturup onlara benzeyen bir adamın ruhsal bir dirilişi anlatılmaktadır. Kitabı okurken bu ruhsal değişimi ayrıntılarıyla görebilirsiniz. Bu eser şu şekilde özetlenebilir: Nehludov, Katyuşa’nın yanında kaldığı kadınların yeğenidir ve birkaç günlük tatil için halalarının yanına gelir. Katyuşa için zor günler Nehludov’un eve gelişiyle başlar. Katyuşa güzelliğiyle genç adamın ilgisini çekmiştir. Genç kız bu duruma karşı çıkmaya çalışsa da duygularına hakim olamaz ve Nehludov’un evden ayrılacağı günden bir gece önce birlikte olurlar. Ertesi gün Nehludov evden ayrılır. Evin hanımlarının bu yasak aşktan haberleri yoktur ancak birkaç ay sonra Katyuşa’nın hamile olduğu anlaşılır ve gerçek ortaya çıkar. Kadınların Katyuşa’ya karşı davranışları ve tavırları değişir ve bir süre sonra da evden kovarlar. Çiftlik evinden ayrılmak zorunda kalan Katyuşa, köyde bir tanıdığının evine sığınır. Çocuğunu burada dünyaya getirir ve aileye daha fazla yük olmamak için evden ve köyden ayrılır. Şehire gitmeye karar veren Katyuşa çocuğunu kimsesiz çocuklar yurduna yerleştirir. Zor ve acımasız hayat koşulları Katyuşa’yı bir hayat kadını yapar. Randevu evi sahibi bir kadınla tanışır ve burada çalışmaya başlar. Bir gün çalıştığı randevu evinin zengin müşterilerinden biri soyulur ve öldürülür. Olaydan bir gece önce Katyuşa işi gereği adamla birlikte bir otelde birlikte olmuştur. Adam Katyuşa’dan çok memnun kalmış ve bir yüzük hediye etmiştir. Bu kötü tesadüf nedeniyle suç Katyuşa’nın üzerine kalır. Mahkemeye çıkarılan Katyuşa suçsuz olduğunu, adamı kendisinin öldürmediğini ve yüzüğün de hediye olarak kendisine verildiğini söylese de kimseyi inandıramaz. Mahkemedeki jüri üyelerinden biri de Nehludov’dur. Nehludov, Katyuşa’yı görür görmez hemen tanımıştır ama Katyuşa durumun farkında değildir. Nehludov, Katyuşa’nın düştüğü bu durumdan kendisini sorumlu tutmaktadır. Onun serbest kalması için elinden geleni yapar. Ancak mahkeme genç kadını suçlu bulur ve Sibirya’da kürek cezasına mahkum eder. Geçmişte yaptığı hatalardan büyük pişmanlık duyan Nehludov vicdan azabı çekmektedir. Katyuşa’nın kurtulması için elinden geleni yapmaya kararlıdır. Tanıdığı tüm soylu kişilere başvurur ve mahkemenin tekrar görülmesi için uğraşır. Fakat tüm çabaları sonuçsuz kalmaktadır. Nehludov uzun uğraşlar sonucu hapishanede Katyuşa ile görüşmek için izin alır. Fakat görüşme beklediği gibi geçmez, Katyuşa oldukça mesafeli davranır. Nehludov, Katyuşa’nın suçsuzluğunu ispat etmek ve savunmasını yapmak istemektedir. Sonunda ikna etmeyi başarır. Bundan sonra sık sık Kayuşa’yı ziyaret etmeye başlar. Bu ziyaretleri dolayısıyla, çok zor ve kötü koşullardaki insanları görür, fikirleri değişmeye ve bu insanlara da yardım etmeye başlar. Bu arada ceza hukuku sistemindeki çarpıklıkları da görür. Nehludov’un çabalarından bir sonuç çıkmayınca Katyuşa cezasını çekmek üzere Sibirya’ya götürülür. Nehludov, Katyuşa’ya destek olmak ve bu zorlu yolculukta yalnız bırakmamak için yolculuğa katılır. Sibirya’da mahkemenin tekrar görülmesi için valiye başvurur. Tekrar görülen mahkemede Katyuşa’nın suçsuz olduğu kabul edilir ve daha uygun bir yerde sadece sürgün cezası çekmesine karar verilir. Nehludov, Katyuşa’ya bir iş bulur ve evlenmek istediğini söyler. Fakat Katyuşa, Nehludov’a daha fazla zorluk çıkarmamak ve üzmemek için, cezası sırasında tanıştığı bir mahkumla evlenir. Nehludov için artık yapacak bir şey kalmamıştır. Bütün bu yaşananlar onu farklı bir insan haline getirir ve hayatı boyunca doğru yolda mücadele etmeye karar verir.

R
Rannek· Diriliş
9/1005.02.2017
S
seymnur· Diriliş
10/1024.01.2017

"bütün mesele, diye düşünmeye devam ediyordu nehlüdov.bu insanların yasa olmayan bir şeyi yasa saymaları ve bizzat tanrı tarafından insanların yüreklerine yazılmış olan ezeli değişmez ertelenemez bir yasayı ise yasa olarak görmemeleridir"

A
alfarabyus· Diriliş
7/1009.09.2016
A
aiseeslem· Diriliş
9/1029.08.2016

Tolstoy sevdiğim bir yazar bu kitabını da severek okudum yalnız sonlarına doğru bir çok karakter ve detay sıkmadı desem yalan olur

V
Vâreste· Diriliş
10/1027.06.2016
B
banıçiçek· Diriliş
8/1019.06.2016
Y
yararsızbiradam· Diriliş
9/1009.02.2016

Yüz binlerce insan avuç içi kadar bir yere toplanıp üst üste yaşadıkları toprak parçasını çirkinleştirmek için var güçleriyle çalışmış olsalar; üzerlerinde hiçbir şey yetişmesin diye her yanına taş dikmiş, filizlenen her otu kökünden koparmış, havayı taş kömürü, petrol yakarak ellerinden geldiğince kirletmiş, çevredeki tüm ağaçları kesmiş, tüm hayvanları, kuşları uzaklaştırsalar bile gene de ilkbahar ilkbahardı. "İnsanlar seni, istedikleri kadar iyi bilsinler, ama kendi kendini aldatabilir misin?" ... -peki ama sen hangi dindensin babalık? -hiçbir dinden değilim, çünkü kendimden başka hiç kimseye inanmıyorum ben. -insan kendi kendine nasıl inanabilir ki? insan yanılabilir. -asla! dünyada! -peki öyleyse neden onca din var? -çeşitli dinler var, çünkü insanlar kendilerine inanacak yerde, başkalarına inanıyorlar da ondan. ben de insanlara inanmıştım, tıpkı sibirya ormanlarında dolaşır gibi dolaştım. yolumu öylesine yitirdim ki, artık bir daha kurtulamayacağımı sanıyordum, bütün umudumu yitirmiştim. eski dindarlar, yeni dindarlar, subbotnikiler, klystyler, popovtsyler, bezpotovtsyler, austriackiler, molokannesler, skoptsyler; hepsi de sanki tek dinmiş gibi kendi dinlerini överler. hepsi de kör köpek yavruları gibi oraya buraya dağıldılar. inançlar çoktur ama ruh tektir. o, bendedir, sendedir, ondadır, hepimizdedir. demek ki, herkes içindeki ruha inansın, işte o zaman hepimiz birleşiriz! herkes benliğine dönsün, hepsi onunla birlik olacaktır. -bu inancı uzun zamandan beri mi taşıyorsunuz? -ben mi? çok uzun zamandan beri. tam 23 yıldır peşimi kovalıyorlar, bana eziyet ediyorlar. -nasıl yani, kovalıyorlar, eziyet mi ediyorlar? -...bana hiçbir şey yapamazlar, bana diş geçiremezler, çünkü özgürüm ben. "adın ne senin?" diyorlar. herhangi bir ad taktığımı sanıyorlar. ama hiç bir adım yok, hepsini bıraktım! admış, evmiş, köymüş, yurtmuş! hiçbir şeyim yok benim işte. "adın ne?" insan. "kaç yaşındasın?" yılları saymam, onların sayımını yapamam ki, çünkü ben hep vardım, her zaman da var olacağım. işte onlara böyle söylüyorum. "peki anan, baban kim?" diye sorarlar bana. tanrı ve yeryüzünden başka anam babam yok benim. birincisi babam, ikincisi anamdır. "peki ya çar, çarı tanıyor musun?" diye sorarlar. neden tanıyacakmışım onu? o kendinin çarı, ben de kendimin çarıyım. "aman yahu seninle de konuşulmaz ki" derler. ben de onlara "benimle konuşmanızı ben istemedim ya" derim. işte bana böyle eziyet ederler. ...

M
max· Diriliş
2/1008.02.2016
D
Dr.Watson· Diriliş
10/1017.12.2015

Benzer Kitaplar