Şiirler, 5: Memleketimden İnsan Manzaraları
Türk siirinin çizgisini degistirmis, çok yönlü, evrensel boyutlu bir sair ve yazarin bu basim için yeniden gözden geçirilmis, kaynak metinler esas alinarak düzeltilmis külliyati... TADIMLIKKiziltoprak istasyonuna yakinbahçesinde bir ahsap köskünçok büyük bir fistik agaci vardir. Yana yatmistir biraz. Bu fistigin altinda bir kadinyeldirmesi sariçamasir asiyordu. Geçti çigliklarla 15:45 katari.Beton villalar.Bunlar devam eder ta Pendike kadar.Henüz fidan halinde agaçlarive üzüm kütükleri henüz yesermede.Geçti çigliklarla 15:45 katari.Beton villalar.Köskü yikilmis baskâtip pasanin.Kirk odali bir alametti.Ta Pendike kadarbeton villalarbeton villalar.Böyle ikindi vaktiGöztepe istasyonunda çit olmaz.Ve ekser zamanoturur hep ayni sirada tek basinabir harem agasi.Çok uzun boylu. Çok zayif. Son kalanlardan. En ihtiyari.Beton villalar.Geçti çigliklarla 15:45 katari.Dehsetli bir ciddiyetle dolasiyor çamliktaparlak siyah saten önlüklü kizlar.Memeleriyle magrur.Ellerinde kitaplari.Geçti çigliklarla 15:45 katari.Beton villalar.Beton villalar.Süt gibiydi deniz. Güneste kaybetmis rengini. Asfalt yolun üzerindeplaja gidiyorlar. Kocaman sari çiçekler gibi kimildaniyorgenis sapkalarin hasirlari. Beton villalar. Geçti çigliklarla 15:45 katari.Adalar göründü karsidan.Denizin dibiyle ilgisiz.Gemiler gibi.Suyun yüzündeler.Ta Pendike kadar.Beton villalar.Çimento fabrikasi Kartalin toz içinde kederli ve kalin.Ve sahilde maskelenmis petrol tanklari.Geçti çigliklarla 15:45 katari.Pendik. Katar durdu. Kelepçesiyle Fuatvurdu Halilin dizine;gösterdi peronda gezen taharri memurunu. Ufacik gözleriufacik burnu çok büyük kulaklari var. Çikarmis kamburunu. Elbisesi lacivertiskarpinleri sarive simsiyah fötrü ütüsüz. Elleri herhalde civik civik, yumusaktir. Arka cebinde bir seyve orda ceket kabarikbiraz yukari.
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Nâzım Hikmet, Haydarpaşa tren garından roman tadında şiirleriyle Anadolu'ya yolculuğa çıkarıyor. Anadolu Sürat Katarı'nda başlayan hikâye karakterlerin birinci ağzından anlatıldığı için okurken işçisiyle işçi, mahkûmuyla mahkûm, çocuğuyla çocuk oluyorsunuz.












