Dokunma Dersleri
Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler, Peruk Gibi Hüzünlü kitaplarıyla son dönem öykücülüğümüzün parlayan imzalarından Yalçın Tosun'un kendi doruklarından devşirdiği yepyeni öyküler... Bir Kocanın Gizli Defterinden, Sıcak Sandalye, Soğuk Yılan, Dilan'ın Ormanı, Ruhsar Hanım'la Levon Bey'in Beş Çayı... Belki de, yazarın unutulmazları arasına girecek böyle birçok öykü Dokunma Dersleri'nde bir araya geliyor. Tutku, keder, utanç, pişmanlık, nefret, dostluk ve dile gelmeyen sevgiden mürekkep öykülerde Yalçın Tosun kalemini bir sihirbaz değneği gibi kullanıyor. Kaşla göz arasında rengârenk duyguları ortaya döküverdiğinde adeta neye uğradığımızı şaşırıyoruz. Derhal dönüp tekrar tekrar okuma isteği uyanınca bir sonraki öyküye hemen geçilemiyor. Yalçın Tosun, üçüncü öykü kitabıyla sayıları giderek artan okurlarını ve öyküseverleri heyecanlandırıyor.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
En sevdiğim öykü yazarıdır Yalçın TOSUN. Öncesinde okuduğum 2 öykü kitabında da ( Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler) ( Peruk Gibi Hüzünlü) işlenen konular oldukça ağır gelmiş, kitapları elim kalbimde, uzun uzun düşünerek bitirmiştim. Dokunma Dersleri’ni alalı bir yıl kadar oldu ancak okumaya cesaret edememiştim bir türlü. Bugüne kısmetmiş. Korktuğum gibi olmadı. Diğer öykü kitapları kadar sarsıcı değildi. Çok daha hızlı okudum ve duygusal olarak o kadar fazla zorlanmadım. Ama onlar kadar etkilemedi de beni. Yine de okuduğuma pişman olmadım. Yalçın TOSUN hep yazsın hep okuyayım istiyorum.
Yazarın bu kitabı da kısa ve vurucu hikayelerle doluydu. Tek takıldığım nokta neden bu kadar fazla cinsel sapkınlıklar üzerinde durduğu. Her kitabı bu konuları mı kapsayacak yoksa kendini tekrar etmekten vazgeçebilecek mi?
Kısa hikayeler, okunabilir.
Kısa kısa Lgbt temalı öykülerinden oluşan kitap.Okuması keyifli kalemini sevdim .
Yazar, Peruk Gibi Hüzünlü'ye göre biraz daha ilerlemiş, daha çeşitli ve toplumca bal gibi bilinip de bilinmezden gelen konulara daha derin değinmiş. Özellikle bu içgüdülere/duygulara/eğilimlere/yaşamlara sahip insanların birer canavar olmadığı vurgusu çok yerinde. Kaldı ki bir çoğumuz da benzer hisler yaşadığımız gibi kimi öykülerde baştan sona olmasa bile bir an için aynaya bakmış kadar oluyor insan. Hikayelerde yine en çok hissedilen baskın his hüzün. Öykülerin her biri düşündürüyor ama son öykü, Herkes Kendi Gemisinde, fon olarak kullanılan ve oldukça sert bir film olan Gemide ile hikayenin naifliğinin tezatlığındaki başarı ile bir adım öne çıkıyor.
Kitaptaki son öykü ''Gemide'' babası ile son gecesini aktaran karakterin ruh hali, sarsıcı.
içinde binlerce duygu barındıran -özellikle eşcinsel ilişkilere değinmiş- etkileyici bir kitap.










