Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana (Bir Ada Hikayesi, #1 )
Türkiyenin evrensel yazarı Yaşar Kemal YKYde... Yaşar Kemal Anadolunun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, ABDden İngiltereye, İtalyadan Tunusa, Norveçten Kanadaya, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları doğu ile batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötesi gür ses olarak kabul edildi, sevilerek okundu; okunuyor. 15 Ocakta okurla buluşacak 40 olağanüstü kitabın tasarımında Abidin Dinodan Avni Arbaşa, Turan Eroldan Bedri Rahmi Eyuboğluna kadar pek çok Türk ressamın resimleri ve Ara Gülerin fotoğrafları kullanıldı. Türkiyenin Evrensel Yazarı Yaşar Kemal tüm Yapıtlarıyla karşınızda. TADIMLIKBir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistana gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın baş kahramanıdır. Lozanda alınan mübadele kararıyla, Rumlar Yunanistana gönderilmiş ve savaşlarda yerini yurdunu yitirmiş insanların Egedeki bu adaya yerleştirilmesine karar verilmiştir. Adanın kaderi Poyraz Musanın gelişiyle değişir. Adaya sığınan çeşitli kökenlerden insanlar, Poyraz Musanın desteğiyle yaşadıkları bütün acılara karşın umudu ayakta tutarak yeni bir yaşamın filizlerini yeşertirler. Yaşar Kemal çağdaş dünyanın en büyük anlatıcılarından biridir. Onu okumak yaşamın kendisini anlamaktır. O, korkusuz bir kahraman gibi yazıyor.John BergerYaşar Kemal Homerostan bu yana gelen en eski geleneksel anlatıcıdır. Başka bir sesi olmayan halkın sesidir.Elia Kazan Yitirdiğimiz anlatım geleneğini ne mutlu ki Yaşar Kemal bulmuş. Tarihi ve politikayı altüst ederek yirmi beş otuz yüzyıl sonra Yunanlı ozan (Homeros) susmuş ve söz sırası Truvalı ozana (Yaşar Kemal) geçmiş.Robert KantersNe zaman çağdaş bir romancı örneği vermem istense, aklıma ilk gelen isim Yaşar Kemal olmuştur.Raymond Williams
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Türk Rum mübadelesi sonrasinda gecmiste sikintili surecler yasamis basta askerlerin ve insanlarin bos kalan bir adaya yerlestirilmesini konu ediniyor roman. Yasar Kemal yine eserinde kullandığı dil ile kitabi elinizden dusurmemenizi , o samimiyeti doruklarinda hissetmenizi sağlıyor. Mubadele ile birlikte bozulan duzenin etkileri ,Turk Rum sosyal yasantisini , değişen cehresiyle bir ada okuyucuya resmedilmis. Kisilerin tasviri noktasinda yine Yasar Kemal mahareti su götürmez bir gercek. Boyle tarihsel bir konuyu işlemesi açıkçası hoşuma gitti. Tarihi bir olay etrafında yer yer Robinson Cruose mu okuyorum da dedirtmis bir kitap. Yaşar Kemal'in Çukurova yi işlediği romanlarin dışında ayri bir çehresi olan bu kitabi okumakta fayda var.
Ben biliyordum Yaşar Kemal kitaplarının beni ne hale getirdiğini ama yine de merakıma yenik düştüm ve okudum.İkinci bölümden itibaren her satırda boğazım düğüm düğüm oldu.Genç Cumhuriyet, Anadolu'nun Türkleştirilmesi,Arap çölleri,Yezidiler,Rumlar,Müslümanlar,Mübadelenin acı dolu yılları, Çanakkale Kafkas ve Hicaz cephelerinden sonra sürdürülen Milli Mücadele seneleri arasında savuruyor kitap okurunu.Mübadeleyle sürgüne gönderilen Rumlardan boşalan Karınca adasına yerleşen Milli Mücadele kahramanı Poyraz Musa ile adada kalmayı tercih edip adaya çıkacak olan ilk insanı öldürmeye yemin etmiş Kafkas Cephesi kahramanı Deli Vasili arasında geçiyor hikaye.İki kahraman kitabın sonuna kadar karşılaşmadıkları için flashbacklerle savaş yıllarını yaşatıyor okura.Hele Poyraz Musa'nın anılarında Yezidilerle ilgili bir bölüm var ki dillere destan.Serinin diğer kitaplarını deli gibi merak ediyorum şimdiden. Ve son olarak şunu diyebilirim ki Yaşar Kemal okumayan bir okur benim gözümde her zaman eksik bir okurdur.
Mübadele dönemini her iki tarafın gözünde de anlatan buram buram Sarıkamış, buram buram Çanakkale kokan roman. Ama en çok da tasvirleriyle çarpıyor. Tüm insanoğlu doğayı bu gözle görebilse zaten savaş olması mümkün olmazdı sanki. Ruhu şad olsun üstadın. İnsanın da doğanın da özüne kadar inmiş hatta her haliyle özümsemiş.
Dili ve üslubu güzel, ama tasvirler çok olmuş, tekrarlar çok fazla, konusu da çok cazip gelmedi bana,











