Olduğu Kadar Güzeldik
Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra. Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir saate bakmak iyi gelebilirdi. Gelmeliydi en azından. Yine yaz akşamları. Yaralı tekneler, küflü sesler. Erdek’te çay bahçeleri, bıkkın orkestra, tatsız garsonlar. Ezine, Susurluk, Bandırma, burası Ankara, orası Samsun! Yalandan bayılanlar, bilmezden gelinenler, kaybolan dayılar… Uykusunda ağlayan adamlar, pişmanlar, yorgunlar. Para için mırın kırın, laf dokunduran konuşmalar. Nerede bu Türkan Şoray? Mahir Ünsal Eriş, sokaktan gelen gürültüyü, bangır bangır Yıldız Tilbe dinleyen evleri resmediyor. Bi gevezeleşip bi susanları, “iyi olalım be ne olur” diyenleri, helallik isteyenleri anlatıyor. Olduğu Kadar Güzeldik, gazoza doğru çocuklaşan hikâyelerle çağlıyor, zamana dokunuyor. Eriş, hüzünlü mağlupların iyimser yazarı olmaya devam ediyor.
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Eriş’in tarzında en çok hoşuma giden sade ve süssüz, olduğu kadar anlatımı. Koca koca cümleleri okuyucunun kafasına kakmadan, adeta oturmuş Erdek'te bir çay bahçesinde sohbet ediyormuş gibi akıp gidiyor tüm hikayeler. Tanıdık, samimi, komik, hüzünlü... Misal Dayımın Avrupa'ya Kaçırılışı hikayesine kahkahalarla gülerken "en kötü felaket bile, ihtimalinden daha ağır değildir" gibi bir ibretlik tespitle karşılaşmak duraksatıyor insanı.
Mükemmel bir öykü kitabıydı.
'Benim adım feridun ' adlı öyküden fazlasıyla etkilendim. :) Mahir Ünsal Eriş önerebileceğim ve başarılı bulduğum yazarlar arasında.
Bu kitaptaki öykücülüğü Sait Faik'in öykücülüğüne benzettim biraz. İncir çekirdeğini doldurmayacak hikayeleri samimi bir anlatımla okumaya değer hale getirmiş yazarımız.
Icinde 5-6 tane hikaye var. Yazarin dili cok akici geldi bana ama tam hikayenin tadina varmisken bitmesi hayal kirikligina ugratti. Acaba ilerki sayfalarda devami var mi ona ne oldu acaba derken kitap bitiverdi. Sanirim ben sonucsuz ya da okuucuya birakilan sonlu kitaplari, hikayeleri sevmiyorum
Ağır kitaplardan, klasiklerden sonra kendime hafif,zorlamayacak kitaplar seçerim.Bu kitabı da o niyetle okudum.Benzeri çok fazla olup, orijinal hikayeler bulamadım içinde malesef.











