Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi, inanılmaz bir hızda seyreden, durmadan kendini çoğaltarak gelişen bir roman. Mekân ve zaman sınırı tanımayan, bir ucu 19. yüzyılda, bir ucu günümüzde, yazınsal bir Türkiye panoraması. Şaşırtıcı bir öykünün bittiğinin sanıldığı yerde, okuru olmadık bir öyküyle yeniden afallatan bir insan manzaraları kitabı. Bir Mâniniz Yoksa Annemler Size Gelecek adlı kült kitabın yazarı Ayfer Tunç, bu kez, Karadenizin küçük bir kentinde denize sırtını dönmüş bir akıl hastanesinden yola çıkarak, akıllara durgunluk veren kişilerin yaşam zincirlerinden müthiş eğlenceli bir roman örüyor. Yalan Yanlış, yaklaşık yüz yıllık bir kesitte, siyasal ve toplumsal dönüm noktalarının insanların yaşamlarında bıraktığı izleri sürüyor. Yalan Yanlış'ı soluk soluğa okurken, Türkiye'nin bütün hallerini yaşayacak, belki de insanlığın ortak hikâyesiyle yüz yüze geleceksiniz.
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Bunca karakteri ve bunca hayat hikayesini öyle güzel harmanlamış ki Ayfer TUNÇ'a hayran olmamak elde değil. En meşgul olduğum anlardan birinde başlayıp, işi gücü boş vererek okumaya devam ettim. Karakterler çok fazla olduğundan olayları karıştırmamak adına hemen okunup bitirilmesi gereken romanlardan. Kitabın sonunda Karışık Dizin'e yer verilmesi de bu yüzden akıllıca olmuş. Ayfer TUNÇ'u tanıdığım için çok mutluyum. Mutlaka diğer kitaplarını da okuyacağım.
'Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü..Karıcım, delirmiş bunlar!..'
http://moonlightcat13.blogspot.com/2016/05/bir-deliler-evinin-yalan-yanls-ksa.html
Kitaptaki herkes birbiriyle alakasız ama bir o kadar da alakalı.Yurdun dört bir yanından insan manzaralarını gözler önüne seriyor deliler evinin yalan yanlış anlatılan kısa tarihinde. Çok fazla karakterin ve tipin olması kitabı takip etmeyi zorlaştırsa da bir şekilde kişileri hatırlatıyor yazar ve takılmadan devam edebiliyorsun. Bir çok karakter ve olayın işlenmesi kitaptan bazen kopmalara sebep oldu ama yine de iyiydi.
Hayatımda okuduğum en matrak romanlardan biri. Kitap doçent ülkü beyin "aşk: özveri mi, benliği korumak mı ? " başlıklı konferans için karadeniz şehirlerinden birindeki sırtı denize dönük ruh sağlığı hastanesine gitmesi ile başlar. Romandaki yüzlerce kişiyi bulan karakter yumağı ülkü beyin konferans verdiği kürsüde temizlik yapan hizmetliden girer, yıllar önce yaşamış arsa sahibinin tüm ailevi ilişkilerinin detaylarına kadar akar gider. Kitapta beni etkileyen en güzel unsur bir anda cumhuriyet öncesi dönemde iken birden ihtilal dönemine sonra hoop milenyuma gelmişsiniz. Ancak sadece 7 sayfa geçmiş... Tek sıkıntılı unsur ise uzun ara vermeden ve hikayelerden kopmadan okumak şart.












