Tanrıların Arabaları
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ulaşılması güç satış rakamlarına erişen Tanrıların Arabaları, ünlü araştırmacı Daniken’in gerçekten olay yaratan yapıtlar dizisinin ilki… Daha sonra yayınlanan “Tohum ve Evren”, “Yıldızlara Dönüş”, “Tanrıların Ayak İzleri” ve “Tanrısal Stratejisi” adlı yapıtlarında da sürdüreceği iddiasını, ilk kez bu kitapla ortaya koyuyor Daniken. “On bin yıl öncesinin insanı için uzay yolculuğu bir sorun değil, bir gerçekti. Bunun ispatı karanlık geçmişte tanrıların bıraktıkları ve bugün anlamını çözmeye çalıştığımız sayısız izdir…” (Arka Kapak)
Baskılar4
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Yazar, geçmiş çağlardan kalan ve birçoğu halen açıklanamayan anıt, eser, çizim, sembol gibi veriler üzerinden tarihimizi daha üst bir uygarlığın şekillendirmiş olabileceği ihtimalini sorgulamış. Bilimsel veriye dayanmadığı için somutluk içermese de bakış açısına göre hem kanıtlanabilir hem de çürütülebilir fikirleri var. Kitaptaki en doğru çıkarım aşağıdaki cümle. “Geçmişimiz aydınlatılmadıkça, gelecek için atılan adımlar hükümsüz kalır” S.30
"Geçmişimiz aydınlatılmadıkça, gelecek için atılan adımlar hükümsüz kalır." s.30 Kitabı daha önce çocukken okumuştum. Kitapdaki resimler daha çok ilgimi çekmişti. Biraz da komik gelmişti. Yazar Erich Von Daniken, Dünyamızda bulunan bir takım tarihi eserlerin, işaretlerin, çizgilerin, resimlerin; bunları yapan ilkel olarak tabirlediği insanlar tarafından ne zaman ve nasıl yapıldığının açıklanamaması ve bunların dünya dışı varlıklar tarafından öğretildiğini anlatıyor. Efsane ve kafa karıştırıcı, sıradışı bir eser. Bir çok yerde olabilir aslında dedim. Kitabın belgeseli de varmış. Mutlaka okunmalı. Tavsiye ederim.
Bilimsellikten uzak, objektif kanıtlar yerine 'şöyle olsaydı böyle olur muydu?' yöntemiyle kanıtlanmaya çalışılmış bir komplo teorisi kitabı. Zamanının popüler kitaplarından biri olmasına karşın zamanla ortaya çıkan gerçekler karşısında dik duramamış ve doğruluğu sorgulanmıştır. Yazarın kendisi dahi bunu kabul etmiştir.














