En Uzun Gece
Hayatında herkesten ve her şeyden fazla sevdiği erkekten kaçarak Güneydoğunun dağlarında uluslararası bir araştırma grubuna katılan bir kadın.Bir daha hiç kimseyi o kadını sevdiği gibisevemeyeceğini bilmesine rağmen ruhundaki zaafları saklamak için yaptığı vahşice hatalarla karşısındakini yaralayan bir adam.Gerçek aşkın korkunç ağırlığını taşıyamayarak bir köprü gibi çöküp iki kıyısında iki insanı çaresiz bırakan bir ilişki.Affetmelerine izin vermediği için kendi hafızalarından bile nefret etmelerine rağmen affetmeyi beceremeyen insanların içine hapsoldukları bir yalnızlık.İki insanın bütün zekâlarını kullanarak öldürmek için uğraştıkları ve her yediği darbeyle biraz daha hastalanarak güçlenen bir tutku.Kutsal Mezopotamya ovasının eteklerinde yükselen dağlarda süren tehditkâr bir hayat.Bu iki insanın yaşadıklarını izleyen herkesin sorduğu bir soru:Hayatım boyunca beni böyle seven biri oldu mu?
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Öğretmen Selim'le iktisatçı Yelda'nın öyküsü En Uzun Gece. Yelda'yı yalanlarıyla, gizli kaçamaklarıyla aldatan Selim, Yelda'nın kendisinden uzaklaşmasına neden olur. Kendisine tutkuyla bağlı olan Yelda ilişkilerinin yıprandığından Selim'den uzaklaşma kararı verir. Avrupa'dan gelip Güneydoğu'daki "töre cinayetlerini" araştıran bir ekibe katılır. Güneydoğu'nun sessiz, yalnız bir köyünde hazırlayacağı raporla uğraşıp duygularından uzaklaşmak için aradığı kaçış, hiç unutamayacağı "en uzun gece"yi yaşamasına neden olur! Okuduğum ilk Ahmet Altan romanıydı. Daha çok Güneydoğu sorunlarının geçeceği bir öykü olacağını düşünüyordum, bir ilişkinin perde arkasında Yelda'nın tanık olduğu birkaç acı olayı, harika tasvirlerle keyifle okudum.
Bu kitabı okuyalı çok oluyor ama karakterleri, özellikle Heja karakterini hiç unutamıyorum. Yelda'nın bocalamaları, Heja'nın masumiyeti beni çok etkilemişti. Keşke Yelda'nın hayalleri gerçek olabilseydi. Tekrar okumak istiyorum bu kitabı. Dilerim fırsatım olur.
Tam bir modern zaman ilişkileri güzellemesi. Konu olarak başlarda sıkıcı gelse de çevremizde aynen böyle mutsuzluktan ve çatışmadan beslenen ilişkilerin çokluğunu düşünürsek gerçekçi bir gözlem olmuş. Bununla birlikte önemli bir konu olmasına karşın bu hastalıklı ilişkiye fon olmaktan öteye gidemeyen doğu topraklarına bakış ise yüzeysel duruyor. Tasvirlerin kitap boyunca kullanılan kimi kalıplar gibi kendini tekrar etmesi de eseri yer yer ağırlaştırıyor. Belki daha yalın, süsten uzak bir anlatım daha çok iz bırakabilirdi.
yazarın karakter tahlillerini çok beğeniyorum. gerçekten çok iyi gözlemlenerek yazılmış bir kitap. çok severek okudum, tavsiye ediyorum. tek sorun sanırım sonuydu. sonu beni çok etkileyemedi.
Bukadar bir kitaptan sıkılınırmı... Sonuna kadar okudum birşey anlamadım












