Yazıcı Bartleby
Amerikan edebiyatının en saygın yazarlarından Herman Melville’den, varoluşçuluk, absürdizmin ve modernizmin başyapıtlarından biri kabul edilen bir Wall Street öyküsü. Avukat anlatıcımız, 19. yüzyıl New Yorku’nda, Wall Street’teki hukuk bürosuna üçüncü bir yazıcı olarak Bartleby adında kasvetli gözüken, ama çalışkan bir genci alır. Fakat yazıcının giderek artan kayıtsız davranışları, çok geçmeden yaşlı adamı huzursuz etmeye başlar. Bartleby’nin etrafındaki hengâmeye, iş hayatına ve hızla yerleşmekte olan bir meslek geleneğine aykırı olan tarafı, bir şey yapmamayı tercih etmesidir. Peki bu tercihi yapmış olan insanı hayatta neler bekler? Melville’in hiçbir eserine benzemeyen bu öyküsü, özgür iradenin tuzaklarını konu olan ve çağımıza da seslenen bir alegori niteliğinde. "Evrenin gündelik ironilerinden biri olan gerçek faydasızlığı gösteren, üzücü ve gerçek bir kitap." Jorge Luis Borges
Baskılar12
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
"Yapmamayı tercih ederim."
Değerlendirme yapmamayı tercih ederim diyesim geldi bir an.
gerçek bir klasik. İletişim yayınevi baskısındaki dönemin bilgilerinden bahsedilmesi benim sevdiğim bir detay oldu. Murat Belge hocanın değerlendirmelerini okumak güzeldi. Piyasada çok çevirisi var iyi seçim yapmak gerek...
Kime üzülsem bilemedim. Avukatın mı yoksa katipin mi durumu daha hüzünlü. Sırf iyi niyetinden avukatın başına gelenleri görünce çok güldüm. Keşke bizlerde bazı şeyleri yapmamayı tercih edebilsek
Kitabın kahramanı Baytleby gibi hem sinir olup, hem güldüğüm, hem de fena halde üzüldüğüm bir kahramanım olmamıştı hiç. Okurken tavırlarına, neden böyle yaptığına bir türlü anlam veremedim ta ki kitabın sonuna kadar. Ben olsam Bartleby gibi davranır mıydım bilmiyorum ama bazen yalnızlar ve hayattan kendilerine dair hiçbir umut ışığı göremeyenler için bu hayat çekilmez oluyor onunda farkındayım. Bartleby; katiple tanışmadan önce ölmüş kişilere giden mektupların yakılmasıyla görevli bir departmanda çalışmış ve o insanların belki de hayata tutunmalarını sağlayacak para-özür-hediye vs. gibi şeylerin kendi ellerinden her geçtiğinde kendisi de giderek tükenmiştir. Yaşadıkları çevreye ve ya çağa ayak uyduramayan insanlar yaşarken de ölürken de yalnızdırlar. Kitapta Bartleby ise direnişte bulunmadan direnen, düzenin karşısında sessizce duran, yaşarken ölmeyi seçen pasif bir direnişçi. Bartleby’in kendi özgür iradesiyle her şeye karşı söylediği “yapmamayı tercih ederim” tavrını mecburen yapmak zorunda olduğumuz şeyler karşısında yapamıyoruz ne yazık ki .. Kitaptaki Bartleby’in tavrı patronunu vicdanlı olmaya ve empati yapmaya sürüklüyor bu da örnek alınası bir davranış şekli.. Kitaptan Altını Çizdiklerim: -Dar görüşlü kişilerin bitmek bilmeyen uzlaşmazlıkları, sonunda daha yüce gönüllü olanların en iyi kararlarını bile yıpratır. - Samimi bir insanı pasif bir direnişten daha çok hiçbir şey çileden çıkaramaz.
Bir taraftan vekili zayıf, aciz, bir adama söz geçiremeyen biri olarak görüp, 'ben olsam kolundan tutup kapı dışarı ederim' desem de, diğer taraftan da biraz derinlerime baktığımda böyle zavallı birine ben de güç uygulayamam diye yatışıyordum her defasında. Ve sonunda biraz acıma duygusu, biraz sinir nöbetleri eşliğinde bitti öykü. Peki adamın böyle olmasının sebebi ne? Sebep sonda çok net olmamakla beraber veriliyor gibi sanki - soğuma.





















