Şato
Egemenliğin kurumsallaşmış alanı olan bürokratik düzeneğin dişlilerine takılıp kalmayı, ileriye doğru bir adım bile atamamayı görünürleştiriyor Şato ile Franz Kafka; sınırlarının genişliği kestirilmeyen bir yerleşimde, Yeryazımcı kahramanıyla, statükoyu kırmayı, iktidarın nerelere kadar yayılıp örgütlenebileceğine ilişkin bir taslak çıkarmak deniyor; olanca mutsuzluklarına rağmen, özgürleşemeyen, belki de özgürleşmek istemeyen köylüleri o bildik, acılı alaylı biçemiyle okurun bilincine kazıyor.
Baskılar8
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
metaforlarla dolu, anlaşılması zor bir kitap
Bitmek bilmedi. Böyle bir acı yok. Ki Kafka severim
ŞATO- Kitap, sağlam sistem eleştirisi yapmış olmasına rağmen okuması çok sıkıcı.
Tam bir Kafka romani. Insan okurken sinirleniyor, o kadar akici bir anlatim ama bir türlü sonuca vardirilamayan meseleler. Kadastrocu olarak ataniyorsun ama ne terslikler silsilesidir ki atandığın yere bir türlü ulasamiyorsun. Şato , dibindedir; an kadar yakindir belki de.. Ama asir kadar uzak tutan zalim bürokrasi, sistem yalakasi insanlar, varligi yoklugu belli olmayan kişiler, aşk , entrika , şüphe hepsi bir olur küçücük köye hapseder adami. Kipirdayamaz. Kendini kadastrocu iken hademe olarak bulur. Kitaptaki karakterler de tıpkı kitap gibi esrarengiz huviyettedir. Kitap zaten okudukca okutur ama okurken düşündürür yahu ben nereye gidiyorum diye. Bu garip duzen beni hangi kiyiya atacak diye okurken dahi sezebiliyorsunuz. Ve en nihayetinde kitap , yarim birakiyor kendini. Evet Kafka'nin tamamlamadigi, yarim bıraktığı, ucu açık sekilde biraktigi bir roman önümüzde. Okuyucuya birakmis velhasıl kelam gerisini. Kitap kolay okunan, zor anlasilan, sabir gerektiren , kesinlikle ve kesinlikle yuzde yuz kendinizi vererek okumaniz gereken bir eser. Şahsen, daha sonra gerceklestirecegim eylemdir bir daha okumak. Bir sosyal eleştiri niteligindeki Dönüşüm, bir hukuki elestiri niteligindeki Dava ve simdi de burokrasinin ve sistemin icinde kaybolmus, sisteme kole olmus insanlara , duzene eleştiri mahiyetinde bir eser okudum.
Hayatımda bittiğine sevindiğim sayılı kitaplardan biri oldu bu kitap okuması çok zor,anlaşılmaz olay örgüsüyle adeta insan boğuluyor sıkıcı okurken ama bir kere başladım o zaman bitireyim demiştim !
Bir gariplikler silsilesi. Saçmalıklar içinde düzen ve bence sınıf ayrımına ağır bir eleştiri.
Daha önce Dava'yı okumuş biri olarak onu ne kadar somut algıladıysam Şato'yu da o kadar soyut algıladım. Galiba Dava'nın aksine sürekli bir umut barındırmasından ve K'nın hedefine körlemesine kilitlenmesinden olsa gerek bana bürokrasinin çarklarından çok inanç sistemlerini anımsattı. Şato'nun belirsiz bir kavram oluşu, tam olarak ne içine girebilen ne de doğru düzgün bilgisi olan birileri olmadığı halde korkuyla karışık saygı duyulması, memurlara sorgusuz sualsiz adeta tapılması, bir nevi cemaatimsi yaşam tarzı ve bu tarzın dışına çıkanın dışlanması gibi detaylar bu fikrimi güçlendiriyor. Bununla birlikte aynı sebepler birebir sistem eleştirisi olarak da görülebilir. Ama şahsen bu duyguyu Dava'da daha çok hissetmiştim. Sanırım benim için en önemli ayrımı yaratan "umut" vurgusu. Yine tamamlanamamış bir eser olarak Kafka'nın geleneksel tarzı üzere yine çoğunluğa karşı yabancılaşma, bireyselliğini savunma ve olmazsa olmaz klostrofobik mekanlar hatta klostrofobik insanlar mevcut.


















