Çocukluğum
Yedi yıllık siyasi sürgünden dönen Gorki, 1913 yılında, 1923te Benim Üniversitelerimle bitecek üçlemesinin ilki olan Çocukluğumu kaleme alır. Anlattıklarının kendisine değil, geçmişte ve yaşadığı günlerdeki sıradan Rus halkının hayatına ait korkunç izlenimlerin kasvetli çerçevesinden ibaret olduğunu söyleyen Gorki, hayatının ayrıntılarına, tesadüflerine; tarihinin en büyük dönüşümüne doğru evrilen Rusyanın gerçekliğini yansıtan temsili bir güç kazandırır.Çocukluğum: Hayatın dikenli yollarında. ****** Gorkinin kendi hayatından etkilenerek yazdığı, birbirinin devamı olan üç eser vardır: Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim. Dünya klasikleri arasında yeri doldurulamayacak eserler olan bu kitaplar milyonlarca satarak, severek okunmuştur. Gorkinin çocukluğu yoksulluk içinde, değişik kesimlerden, cahil, kaba insanlar arasında geçmiştir. Bu insanlar eserlerinde o kadar iyi anlatılmışlar ve incelenmişlerdir ki, bu görüşün altında sımsıcak insan sevgisi, işlenmemiş bir duyarlılık vardır.Aç, kültürsüz, bilgiye susayan bu insanlardan yeni bir insan, yeni bir toplum ortaya çıkacakt ************ Kırk yıl önce gemiler bu kadar hızlı gitmezdi. Nijniye yaptığımız yolculuk çok uzun sürüyordu. Güzellikleri ilk tattığım o günleri bugün gibi çok iyi hatırlıyorum. Havalar iyi gidiyordu. Ninem ve ben sabahtan akşama kadar güvertede kalıyorduk. Volganın kıyıları arasında süzülerek gidiyorduk. Açık kahverengi geminin çarkları tembel tembel ve büyük bir gürültüyle gri-mavi suları dövüyor ve köpürtüyordu. ************ Ama gerçek, acımanın çok üstündedir. Ben de yalnızca kendimi değil, sokaktaki sıradan Rus insanının, bir zamanlar ve bu güne gelinceye kadar içinde yaşadığı boğucu, acı ve sıkıntılarla örülü küçücük dünyasını anlatıyorum. -Gorki- (Arka Kapak) ************ Babam karanlık sayılabilecek bir odada, pencerenin önünde beyazlara bürünmüş yatıyor. Gözüme oldukça iri görünüyor. Ayak parmakları garip bir şekilde birbirinden ayrılmış, şefkatli elleri göğüs hizasında birleştirilmiş ancak parmakları hareketsiz. Madeni paraların siyah kenarları her zaman ışıldayan gözlerini gizliyor. Genelde huzurdan parlayan yüzü, şimdi kaygılı bir tebessümde dişlerini ortaya çıkarıyor ve içimi bir ürperti kaplıyor. ************ Çocukluğum, Gorkinin 192128 yılları arasında yaşadığı İtalyada yazdığı eserlerdendir.Babası ölünce Annesi tarafından büyük babasının evine bırakılan küçük Aleksey, oldukça zor şartlarda hayat okuluna adım atar.Küçük ve dar bir çevrenin yoksul insanları aralarındaki kaba ilişkiler, çetin koşullar, derin bir gözlemcilikle aktarılır Alekseyin gözünden.Çocukluğum, Rus edebiyatının en güzel öz geçmiş romanları sayılan üçlemenin (Çocukluğum-Ekmeğimi Kazanırken-Benim Üniversitelerim) ilk kitabıdır. ******
Baskılar11
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Kitap gerçekten oldukça değerli ve güzel. Rus kültürünü çok iyi gözlemleme şansı yakalıyoruz okurken. Türk kültürüyle benzerliklerini bilmeme rağmen detaylara bu kadar hakim değildim. Sadece etnik olarak değil, dini olarak da birtakım benzerlikler mevcut. Ayrıca kitaptan bir Şeker Portakalı havası da almadım değil. Kitapta hoşuma giden alıntıları paylaşacağım: - ''Herkesin gözlerinin içine bak; sana bir köğek saldırdığında onun da gözlerinin içine bak, hemen duracaktır....'' - ''Bu da soru mu yani... Bilinmedik işlerdir bunlar, kimin suçlu olduğunu bilemezsin: Kaçan mıdır suçlu, yoksa yakalayan mı? Bunu biz bilemeyiz...'' - Kötü emre uymamış, Başkasının vicdanının arkasına sığınmamış! - ''Hayır, dostum, öyle değil... Kendin uydurdun bunu...'' -''Bunu unutayım deme! Kadınlara her zaman acı, yürekten sev onları, eğlence için değil. Bunu senin iyiliğin için söylüyorum!'' -''Öyle, işte! Kendin için çalış, başkalarına bakma! Her zaman sakin, ağırbaşlı ol, dik kafalılık etme! Herkesi dinle, kendin için en iyi olanını yap...'' - Hayatımız yalnızca şununla ilginçtir: İçinde hayvansal birçok katman varsa da, bu katmanlar arasında gene de aydınlık, sağlıklı, yaratıcı bir şeyler; geleceğin iyi, yaşamımızın aydınlık, sarsılmaz olacağı umutlarını yeşerten insancıl bir şeyler yetişmektedir.
Gorki çocukluğunu anlatırken o dönem Rusya'sında toplumsal yaşam hakkında da bilgi sahibi yapıyor okuyucuyu. Babasının ölümden sonraki zor günlerinin çıkmazlarını, acılarını, serüvenlerini bazen hüzünlü, bazen esprili bir şekilde anlatıyor. Anlatım ve betimlemeler o kadar başarılı ki bizi de oralara sürükleyip onunla birlikte yaşamaya mahkum ediyor. kitap bitince sinemada film seyredip baya etkilenmiş gibi oluyorsunuz.
Böyle bir çocukluk okuyunca insan ben ne yasamışım diyor. Dili de gayet akıcı. Zaten rus yazarlarin betimlemeleri ayrı bir mevzu. Bakalım bulabilirsem bu serinin 2. Kitabı ekmegimi kazanırken i de okuyacagim.
Maksim Gorki'nin otobiyografik romanı. Babasının ölümünden sonra sıkıntılı bir geniş aile süreci yaşamış olan yazar en büyük yakınlığı ninesinden görmüş. Akıcı, yalın bir dili olan roman sizi okurken sıkmayacak.
İlkgençlik yıllarımda okuduğum Suç Ve Ceza'yı saymazsam, Maksim Gorki'nin Ana romanı okuduğum ilk Rus klasiğiydi. Öylesine etkilenmiştim ki, çok sonra öğrendiğim ünlü otobiyografi üçlüsünü geç de olsa okudum. Serinin ilk kitabı Çocukluğum'da Gorki, beş yaşındayken babasını kaybeden, annesi tarafından dedesinin evine bırakılan ve oldukça zor şartlarda sürdürdüğü "O günleri bugün iyiliksever bir perinin ustaca anlattığı acımasız bir masalmış gibi anımsıyorum." diyerek, "hayat okulunu" anlatıyor...
maksim babası ölünce, dedesiyle ve ninesiyle, dayılarıyla birlikte yaşamaya başlar. anne bir zaman sonra evlenir. öyle bir aile ki aile de herkes birbirine düşmandır. kitapta annesine acayip şekilde sinir oldum!!! beni maksim'in yaramazlıklarıyla güldüren,beni dışlanmışlığıyla duygulandıran bir kitap oldu.


















