Mecburiyet
Mecburiyet’te, ressam Ferdinand eşi Paula’yla birlikte ülkesindeki savaştan kaçarak İsviçre’nin doğasına sığınmıştır. Ne var ki hâlâ içi içini yiyor, her an o malum mektubun gelmesini bekliyordur. İsviçre’de özgürdür, ama bir türlü kendini özgür hissedemiyordur. Günlerden bir gün, ülkesinden gelen askerliğe çağrı tebligatı eline ulaştığında içinde bir mecburiyet hissi belirir. Ülkesinin girdiği bu kirli savaşta o da ölmeye “mecbur” mudur, yoksa İsviçre’de kalıp “özgür” olmaya devam etmeli midir? Stefan Zweig yine en iyi bildiği şeyi yapıyor ve çelişkilerle dolu insan ruhunu bütün ustalığıyla gözler önüne seriyor. “Mecburiyet” pasifizme dair şimdiye dek yazılmış en güçlü metinlerden biri olmanın yanında, Stefan Zweig’ın kendi hayatıyla da şaşırtıcı paralellikler içermektedir.
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Zweig'in en iyi öykülerinden biri bana göre. Savaşlara, savaşta yer alıp almamaya dair kişiyi derinden düşünmeye zorlayan kısa sürede okunacak çok iyi bir iş çıkarmış.
Çok çok çok etkileyici
yine bir Zweig kitabı tabiki yine çok sevdim...
Kısa ama öz kitapları çok seviyorum. işte bu da onlardan biri. Stefan Zweig incecik kitaplara dünyanın duygularını sığdırmış, süper akıcı anlatım dili ve vermek istediği duyguları okuruna hissettiren bir üslup. Yazarın daha önce okuduğum kitaplarında da en fazla bir kaç karakter olmuştu, bunda da iki karakter var , evli bir çift. Savaş zamanı askere çağrılan ressam bir kocanın , aslında gitmek istememesi ve gitmeye duyduğu mecburiyeti anlatıyor kitap. Bu mecburiyetin ona yaşattığı içsel çatışma, eşinin "ya savaş ya ben" demesiyl iyice çıkmaza giriyor tabi. 56 sayfa hemencecik bitiyor, kesinlikle okunmaya değer.
Bir günde bitireyim fakat izi kalsın diyorsanız tavsiye edilir.












