Kendine Ait Bir Oda
Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Kolay okunur, çünkü konu çok somuttur: “Kadın ve edebiyat.” Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları “ezeli” ve de “ezici” bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?” İşte Virginia Woolf bu “yakıcı” soruya, tarihsel ilişkilerin kökenine inip kütüphane raflarında şöyle bir gezindikten ve de kısa bir kadın edebiyatı tarihçesi çıkardıktan sonra esaslı bir yanıt getiriyor. Ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!..” Woolf, mantıkla olduğu kadar hayalle, nükteyle olduğu kadar bilgiyle ve gerçek bir romancının hayalgücüyle konuşur. The New York Times
Baskılar9
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
....ele geçirmek, hükmetmek zorunda olan saygın kimseler için çok sayıda insanın, hatta insanın soyunun yarısı kadar insanın, doğuştan kendisinden alt seviyede olduğuna inanması çok önemlidir... ... sabit bir gelirin insanın ruh halini değiştirmmesi gerçekten olağanüstü ... ... Dünya erkeğe dediği gibi kadına da istersen yaz , umurumda değil demiyordu. Dünya umarsız bir kahkahayla, yazmak mı? diyordu. Yazmak sana ne kazandırıyor ki? .... *Yazar bu kitabında kadın cinsiyetinin edebiyat ve diğer hayat kollarında karşılaştığı handikapları ve bunları def'etmek için mümkün mertebe başta maddi sonra manevi olarak bir sermayenin gereksinimini anlatmış. Feminizm akımı ağır basmakta. Kitabın kolay okunur bir havası var. Bence kitapta geçen Oxbridge, Cambridge Üniversitesi. * ... Bir roman gerçek hayata benzediği için, değerleri de gerçek hayatınkileri andırır. Ancak kadınların değerleri genellikler karşı cinsin koyduklarından farklıdır; böyle olması doğaldır. Ama geçerli olan erkeklerin değerlidir. Kabaca söylersek futbol ve spor önemlidir; modaya düşkün olmak giysiler satın almak önemsizdir. Ve bu değerler kaçınılmaz olarak hayattan romana aktarılırlar. Bu önemli bir kitap diye düşünür eleştirmen; çünkü savaşı ele almaktadır. Bu kitap önemsiz; çünkü salondaki kadınların duygularını ele alıyor. Bir savaş sahnesi bir mağaza sahnesinden daha önemlidir. Değer farklılığı daha da azalarak her yerde varlığını sürdürür. ...
Biraz fazla yordu beni, sonu gelmez bir derinlikte anlatıldığı için belki... 141 sayfa olmasına karşı bir ara asla bitiremeyeceğimi falan düşündüm. Woolf cümleye bir başlıyor ama o ne başlangıç! Sonunu görebilene aşk olsun o_O ... https://www.goodreads.com/review/show/2862999504?book_show_action=false
Virginia Woolf’un edebiyatta kadının yerini gözlemci ve keskin göndermeler eşliğinde irdelediği eseri. Çok da uzak olmayan bu dönemde kadının sadece edebiyat dünyasındaki değil genel olarak toplumdaki yeri oldukça düşündürücü. Bu yüzden kadınların, erkek egemen toplum ve sanat/edebiyat dünyasındaki mücadeleleri çok değerli. Ne kadar feminist yazımın bir ürünü kabul edilse de aslında kendine ait bir oda sahibi olmak; evrensel olarak kendi ayakları üstünde durup üretebilmeyi simgeliyor. Bu açıdan kitabın en önemli öğüdü, orada geçen “erkekler” kelimesi “insanlar” olarak değiştirilerek tüm insanlığın temel yaşam felsefesi de yapılabilir. “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!"
Bunca yıl Virginia Woolf okumadığıma pişman oldum. Dili, anlatımı ve bakış açısı çok iyi.
"Kadınlar ve kurmaca" üzerinden giderken kadının yazma ve özgürleşme sürecinden bahsediyor.Sadece erkek egemen dünyayı değil kadının kendisini de ince ince ve bence nesnel bir biçimde eleştirmiş..Sheakspeare'i ayrıcalıklı bir yere, tepe noktasına oturturken, onun başarısını, aşırı duygulardan arınmış, sakin, durgun bir zihin yapısına bağlamış.Erkek yahut kadın yazarların eril ve dişil özellikleri kendilerinde dengede tutmalarının önemini vurgulamış. "İnsanın kendisi olması her şeyden daha önemlidir." cümlesi, yalınlığa tutkun biri olarak beni son derece etkiledi.Basit ve derin.Güzel kitap...
Bir feminist yaklaşım kitabı..Kadının toplumdaki yeri,kadına verilmeyen değeri ve kadınların ötelerden beri çektiği sıkıntıları anlatmış Woolf.

















