Osmancık
Osmancık, tarihin en uzun ömürlü, en büyük devletini kuran irade, şuur ve karakterin Tarık Buğra'nın yorumuyla romanlaştırılmasıdır. Ben, yola bir görüşü veya yorumu savunmak veya aşılamak için çıkmadım. Bunu hiçbir romanımda yapmadım. Sadece konuyu anlamaya ve anlatmaya çalıştım, diyen Tarık Buğra, Osmancık'ı da aynı anlayışla ve Osmanlı'nın sırrı nedir? sorusundan yola çıkarak yazdığını söylüyor. Bu nedenle, romanda Osmanlı Tarihi ile birtakım paralellikler veya zıdlıklar bulunsada -ki, bunlar önlenemez- karşılaşacağınız, Ey Osmancık; beğsin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana; suçlama bizde, katlanma sende; bundan böyle, yanılgı bize, hoşgörmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar, anlaşmazlıklar, çatışmalar bize, adalet sana; kötü göz bize, şom ağız bize, haksız yorum bize, bağışlama sana. Ey Osmancık bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana; üşengenlik bize, gayret sana; uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak şevklendirmek, gayretlendirmek sana gibi sözler, aslında, hiç bir tarih kitabında bulamayacağınız, yalnızca romancı Tarık Buğra'nın Kayı Boyu'ndan Osmanlı İmparatorluğu'na götüren karakteri ve anlayışı ortaya çıkarmak için Edebalı'ya söylettiği nasihatlerdır.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tarık Buğra, eserinde Osmanlı Imparatorlugu'nun tohumlarının atıldığı donemi,tarihi gerçekliği kurgusal öğelerle destekleyerek okuyucuya en yakin ve net sekilde,bir masal anlatiyormuscasina aktarmış. Ertuğrul Gazi oğlu Osmancik'in Osman Gazi Han'a evrilme sürecini en çarpıcı detaylarıyla okuyucuyla buluşturmuş. Tarihi kitaplarda bilinenin aksine, Osman beyi tüm yönleriyle ele almis. Aşkıyla, öfkesiyle, ilmiyle, öfkesiyle, gaza ve cihat temelli fetihleriyle...🧐 Küçüklüğünde deli dolu olan,kuvvetinden ve baskın karakterinden sual olunmayan Osmancik'in en buyuk sorunu öfkesini kontrol edememesidir. Hani söylenir ya "Kontrolsüz güç, güç değildir" Bu durumu en iyi sekilde ifade edebilecek cümledir. Zira güç, akilla birleşmeyince pek bi anlam ifade etmez. 💪 Iste bu noktada ona akıl verecek,yon verecek kisi bilge yönüyle tarihte bilinen Şeyh Edebali'dir. Zaten Osmancik'in Zümrüdüankam dedigi eşi Malhun Hatun'un babasi, yani kayinbabasi olacak kisidir Seyh Edebali.Zamanla öfkesini kontrol altına alan ve babasının veliahtı olarak kontrolü elinde bulunduran Osmancik'in gazalarıyla,dostlukları,insani yönünü de on plana alarak sürdürülüyor kitap.📖 Gaza inancıyla hareket eden Osman Gazi Hanın Osmanlı anlayışını yansıtan,fethettiği yerlerde halka olan yaklaşımı,adaleti on plana alan anlayisi,paradan puldan vazgeçip kendini bu ülküye adayan koşulsuz şartsız bağlılığı ile bize guzel bir Osmanlı kimliği göstermiş. Zira derslerde de bize öğretilen Osmanlının uyguladığı hoşgörü politikası idi. 🌱 Babadan oğula...Yerini alacak Orhan Bey ile son bulacak ama devlet nezdinde bir başlangıcın temellerinin atıldığı harika bir süreci ele almis. Dili yalın,anlaşılır ve akici. Sıkmadan bir tarihi romanı okumanın tadına varmak garantili bir eser. Şeyh Edebalinin dilinden düşen bilge sözler de okuyucuda,zihninde en guzel sekilde yer edinecektir eminim. Donemi itibariyle son derece başarılı bir eser olmus. 👏 Keyifli okumalar. 🌿🌱📖
Osman Han küçüklüğünde inatçı, laf zöz dinlemeyen bir karakter olarak kendini korumuştur. Kişiliğinin farkına varmaması adeta aynada yansıma yapamayan bir ışık durumuna gelmiştir. Bir süre geçer hiç değişmeyen, yıllar su gibi damla damla akıp bardağı doldurur. Her zaman sözünü esirgemeyen, kendinden emin, dikkatini sadece aklındakine veren bir karakter olarak tanınmış artık genç bir yetişkin olmuştur. Bir insan karşısındaki bir insanda ancak aklını, karakterini ve düşüncelerinin dikkatini çekebildiğinde önemsemeye başlar. Ede Balı, bilgin olarak görünse de başlarda Osman Han' ın dikkatini pek çekmez. Bir süre sonra her sözünde anlam, her anlamda dikkatini çekecek bir konu bulur. Düşüncelerinde dalgalanır, hata ve davranışları ile göz göze gelir. Osmancık bir süre sonra Ede Balı' nın kızı Maltun Hatun' a aşık olur. Kızını ister fakat Ede Balı vermez çünkü Osmancığın değişmesini bekler. Bir süre sonra kızını Osmancığa emanet eder. Artık Osmancık ölüm döşeğindedir ve bunun uzun zamandır farkındadır. Arkadaşları, eşi bir bir hayatlarına veda ederler. Sonunda sıra Osmancığa gelir. Gözü arkada ölmek istemez, oğlu Orhan' ın Bursayı alması en büyük arzularından biridir. Oğlu Orhan Bursa' yı alır ve babasının son isteği üzderinde kalır, öldükten sonra istediği yere gömülmek... Artık ölüme nefesi sayılacak kadar yaklaşır. Aldığı son nefesi oğlunun galibiyet gururu ile verir. Geride bıraktığı oğlu ve torunu artık hayata en büyük emaneti olarak kalmıştır. Daha fazla kitabı açıklamak hevesinizi kırabilir :)) Düşünceler, istekler, arzular üzerine yazılan Tarık Buğra' nın bu değerli eserini tüm okurlara tavsiye eder huzurlu okumalar dilerim...
Uzun süre önce okuduğum için net bir değerlendirme yapamayacağım.











