Böyle Buyurdu Zerdüşt
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır. Kanla yaz: Fark edeceksin ki kan ruhtur.Kolay bir iş değildir, meçhul kanı anlamak: Nefret ederim, avare okurlardan. Her kim ki okuru tanır daha fazlasını yapmaz onun için.Cümle âlem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü.Vaktiyle ruh tanrıydı, sonra insanlaştı ve şimdi neredeyse avamlaşmak üzere.Kanla ve hikmetle yazan kişi, okunmayı değil ezberlenmeyi ister.Friedrich Nietzsche ****** Zerdüşt, yalnız olarak dağdan aşağıya indi ve kimse ile karşılaşmadı. Fakat ormanın içine girince karşısına yaşlı bir adam çıktı. Bu adam ormanda kök toplamak için kutsal kulubesinden çıkmıştı. İhtiyar Zerdüşte şöyle seslendi: Bu yolcu bana yabancı gelmiyor. Birkaç yıl önce buradan geçmişti. Adı Zerdüşttü, fakat o değişmiş. O zaman külünü dağa götürüyordun, bugün ateşini vadilere mi taşımak istiyorsun? Yalnızlıkta iken bir deniz içindeymiş gibi yaşıyordun ve deniz seni taşıyordu. Şimdi ne yazık ki kiraya çıkmak istiyorsun. Gövdeni yine kendin sürüklemek istiyorsun. Zerdüşt cevap verdi: İnsanları seviyorum. İhtiyar dedi ki: Benim ormana ve yalnızlığa çekilişimde ki neden, insanları pek çok sevdiğimden değil mi? Şimdi Tanrıyı seviyorum. İnsanları sevmiyorum. İnsan, bence oldukça eksik bir şeydir insanı sevmek beni yokedebilir. Zerdüşt dedi ki: Ne diye sevgiden bahsediyorum, ben insanlara bir armağan götürüyorum. ************ Böyle Buyurdu Zerdüşt, Nietzschenin Büyük Öğle vizyonudur: Sonrasızca yeniden geliş, tüm değerlerin değişmesi ve Üstinsan-tartışmasız bir başyapıt. ************ Nietzsche, yeni düşünce dediği herşeyin sonrasızca yeniden gelişini İranlı bilge Zerdüşte söyletmeyi kurmuş, yeni bir yaşama yolunun taslağını çizmiş ve Turan Oflazoğlunun çevirisi ile sunduğumuz başeseri Böyle Buyurdu Zerdüşt bu tasarıdan doğmuştur. Kitabın birinci bölümünü bitirdiğinde bundan böyle deliler arasında sayacaklar beni, üçüncü bölümünü yazınca ben belki de geleceğin bütün insanları için bir yazgıyım, yazgının kendisiyim diyen Nietzsche, başeseriyle Alman dilini yücelttiğine inanıyor. ************ Otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü ardına bırakarak dağa çekildi Zerdüşt. Dağda on yıl zaman zarfında, bıkmadan, usanmadan hep ruhunu dinledi... Ve sonunda içinde, gönlünün derinliklerinde bir değişiklik duyumsadı. Günlerden bir gün tan kızıllığında kalktı ve güneşe bakarak ona şöyle seslendi: Ey büyük yıldız, aydınlatacak bir şeyin kalmasaydı yazgın ne olurdu? On yıl var ki buraya, mağarama çıkıyorsun. Eğer, ben, kartalım ve yılanım olmasaydık, ışığından ve yolundan bezerdin. Fakat biz her sabah seni bekledik. Işığının fazlasını aldık ve bunun için seni kutsadık.Bak! Ben, fazla bal toplamış arı gibi uzanacak ellere muhtacım. İnsanlar arasında, akıllılar deliliklerine; fakirler de zenginliklerine kavuştuğu o derin sevinci tekrar yaşatmak için armağanlarımı paylaştırmak istiyorum. Bunun için aşağılara inmeliyim. Nasıl ki sen, cömert yıldız, akşamları denizin arkasına iniyor ve arkadaki dünyaya ısılı götürüyorsan, ben de senin gibi, inmek istediğim insanların arasına girmek istiyorum.Ey, en büyük mutluluğu bile kıskanmadan görebilen tok göz, beni kutsal.. Taşmak isteyen kadehi kutsa ki içinden su, altın gibi aksın ve mutluluğun parıltılarını her tarafa saçsın.Bak, bu kadeh yine boşalmak, Zerdüşt yine insan olmak istiyor. Zerdüştün on yıl sonra insanların arasına karışma isteği ve dağdan inişi böyle başladı. ************ Platondan beri süregelen yanlış değerler ve kuruntuların geçersizliğini ilan eden Çekiç Felsefenin başlatıcısı olan Nietzsche, metafiziği yıkma eylemine girişmiştir. Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı yapıtına kadar sürekli işlediği bu eleştirisiyle ahlaka, dine karşı düzenli bir savaş açmış; insanın kendi özdeğerlerinin yeniden yaratımcısı olarak özgürleşmesini, Üstinsana varmasını ereklemiştir. Böyle Buyurdu Zerdüşt, felsefe tarihine Değerlerin Öte Değere Geçmesi, Tanrının Ölümü ve Nihilizm, Köle Ahlakının Eleştirisi başlıklı katkılarda bulunmuş Nietzschenin baş yapıtıdır. ******
Baskılar30
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Kitabı okumak zaten zor bir de, Panama Yayınlarının kötü çevirisiyle tam bir işkence oldu. Okuyanlar; İş Bankası Kültür Yayınları, Say Yayınları ve Pinhan Yayıncılık (Ahmet Cemal çevirisi) çevirilerini önermişler. Daha sonra bu çevirilerden birini tekrar okumayı düşünüyorum.
Yine çok zorlandığım bir kitap ''Böyle buyurdu zerdüşt'' felsefeyi seviyorum,öğrenmeye çalışıyorum fakat ağır bir kitap.
İkinci okuyuşum.Anlatılmaz,okunur. Sadece felsefe kitabı değil, aynı zamanda şiir kitabı. Metafor yüklü çünkü. Ancak söz konusu Nietsche bile olsa cinsiyet ayrımcılığını hoş görebilmek mümkün değil.Kitapta kadına karşı bariz bir ayrımcılık, olumsuz bakış ve önyargı var.Aynı cinsiyetçi yaklaşıma Schopenhauer'da da rastlamıştım ki zaten Nietsche de ondan etkilenirmiş.Nietsche'nin kendi hayatındaki kadınlarla problemli olmasının da kadınlarla ilgili olumsuz yargılar geliştirmesinde payı olmuştur kuşkusuz. Yüzyıllar boyu erkek egemen bir dünyada bütün hakları elinden alınmış bir varlığın, yine bunu elinden alanlarca varlığının, kimliğinin, insanlığının tartışılması ne acı! Koca koca filozoflara yakıştıramıyor insan.Kadın, problemlerini, ancak 20.asırda çözebildi, çözebildiyse eğer.Ülkemiz için bu, tartışılır.Neyse, bu mevzuya girersem çıkamam.
Niçe amca resmen saçmalamış. Doğruluk adına ne kadar ilke varsa hepsinin tersini savunmuş. Megoloman tombalak.
Garip....
Sindirilmesi,anlaşılması zor,derinliği olan bir kitap.Kendisi de bundan 100 yıl sonra anlaşılacağını söylemiş ve kehaneti gerçekleşmiş bir bilge..Mutlaka okunmalı.
Benim okuduğum baskı, okunması en güç baskılardan biri olsa gerek. Çevirisi kötüydü ve okurken beni çok yavaşlattı.
(Tam bu sayfayı açınca dejavu oldum. İleride uzun bir değerlendirme yazısı yazacağım bu yüzden:))
Beklediğimden de ağır geldi eser. Anlamakta zorlandığımdan, üç aylık bir dönemde okumak zorunda kaldım. Felsefi notları şiirsel bir dil ve aforizmalarla "üstinsan" kavramını anlattığı, tekrar tekrar okunması gereken bir eser. Bir bölümde, "Bir zamanlar Tanrı'ya isyan, en büyük günahtı. Fakat Tanrı öldü ve onunla birlikte bu günahlar da öldü. Şimdi en korkunç şey, yaşama karşı günah işlemek ve 'bilinmesi mümkün olmayanı' yaşama amacından üstün tutmaktır." diyor Nietzsche. Bilinmesi mümkün olmayanı, korkularıyla yaşama amacının üstünde tutmak, korkunç olduğu kadar, samimiyetsiz ve anlamsız da; çünkü korku samimiyetten uzaklaştırır, vicdan "iyiliğe" giden yolu yakınlaştırır.
http://www.kulturelf.com/2013/05/Boyle-Buyurdu-Zerdust-Nietzsche.html


































