Eser· Kitap

Tatar Çölü

8.7/10(136)

Tatar Çölü, 2. Dünya Savaşı sonrasında parlayan modern İtalyan edebiyatının ilk ve en usta ürünlerinden biri, çağdaş dünya edebiyatında da önemli yer edinmiş bir eser. Genç ve hevesli bir teğmenin, ilk görev yerini çevreleyen uçsuz bucaksız çölle savaşı. Çöl, hem teğmenin muhtaç olduğu düşmanı ondan esirger hem bizzat düşmanın yerini tutar, hem de gizemli, tarifsiz varlığıyla genç teğmeni cezbeder. Gerçek-dışı, soyut bir mekanda, zamanda, zeminde, olaysızlığın ortasında insana ilişkin en can alıcı sorular...

Baskılar3

Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

Tatar Çölü

Tatar Çölü

İletişim Yayınları

232 sayfa2018-11-23
Tatar Çölü

Tatar Çölü

Qanun nəşriyyatı

288 sayfaISBN 97899522643192013-01-01
Tatar Çölü

Tatar Çölü

Can Yayınları

174 sayfa1996-01-01

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...

Puanlama

8.7/ 10
136 puan
10
58
9
24
8
25
7
21
6
4
5
1
4
3
3
0
2
0
1
0

Yorumlar(25)

B
Bibliyofili66· Tatar Çölü
8/1027.08.2025
B
boncukprenses· Tatar Çölü
10/1026.10.2024
Y
Yaşayan Ölü· Tatar Çölü
7/1004.06.2024
M
muhammet hüseyin sarı· Tatar Çölü
9/1024.05.2024
M
MURATAYDIN94· Tatar Çölü
9/1016.06.2023

Rutinlere ve Bırakılamayanlara Prangalı Hayatlar: Hayatımızda bir şekilde var olan insanların kimi birlikte hoş vakit geçirdiğimiz için, kimi kendimizi mecbur hissettiğimiz için, kimi çok vefalı veya vefa götermeye değer olduğunu düşündüğümüz için, kimi de nedenini tam olarak bilemediğimiz halde sırf öyle istediğimiz için ve biz engel omadığımız sürece var olmaya devam ederler. Mesleğimiz, yaşadığımız mekan, taraftarı olduğumuz bir takım, çalıştığımız iş yeri, öğrenim gördüğümüz okul, desteklediğimiz herhangi bir sosyal veya siyasi oluşum için de benzer durum söz konusudur. Aynı şekilde okuduğumuz kitapları da farklı motivasyonlarla okuruz. Keyifli veya dingin bir zaman geçirmek, zamanı faydalı ve öğretici kılmak, sınava hazırlanmak, ders çalışmak, araştırma yapmak, duygusal ve düşünsel kazanım elde etmek, vb. Bu bağlamda okuduğumuz kitap ya bir daha el sürmemek üzere rafta yerini alır, ya da bizi derinden etkiler ve içimizde, her fırsatta onu başkaları ile paylaşmak, sıkıntılı anlarımızın sığınağı veya başucu kaynağı yapmak isteği uyandırır. Örneğin Küçük Prens, dünyayı bir çocuk gözüyle görebilmenin iyi, empati sahibi, ve sorumlu bir insan olabilmek adına gerekli olduğunu anlatır. Martı Jonathan Livingston, hayatın asıl anlamının daima daha iyiye, daha güzele ulaşmak ve bu yönde çabalamak olduğunu söyler. Don Kişot, başkalarının deli yakıştırmalarına, horlamalarına aldırmadan, inandıkları ve sevdikleri uğruna gözünü budaktan esirgemeyen bir adamın hikayesidir. Oblomov, anlamak isteyene, tepkisizliğinin ve toplumdan uzak kalışının nedeninin salt bir tembellik değil, aslında hayata ve insanlara karşı güvensizlikten, kırgınlıktan, ümidini ve inancını yitirmekten kaynaklandığını, bazen bunun da bir erdem sayılabileceğini düşündürür. Mesnevi, hikayelerle bezenmiş bir yaşam rehberi ve felsefesi sunar meraklısına. Amak-ı Hayal, Kelile ile Dimne, Andersen Masalları, Ezop Masalları gibi eserlerde ise fantastik hikayeler arasına serpiştirilmiş muhtelif mesajlar, öğütler bulursunuz. Dolayısıyla, sadece okunan kitabın içeriği değil, okuyucuyu okuma eylemine yönlendiren motivasyon da okuma sürecini ve sonucunu şekillendirir. Örneğin Hayvan Çiftliği kimi için sadece bir fabldır kimi için de düşündürücü dersler veren bir eserdir. Sefean Zweig'i kimi romanlarındaki şahane betimlemeleri için sever, kimi de onun asıl değerli eserlerinin yazdığı biyografiler olduğunu düşünür. Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castello Calvin'e gibi. Okumayı seven birisi ve 50'li yaşlara gelmiş birisi olarak Tatar Çölü'nü neden geç keşfettiğimi doğrusu anlamakta zorlanıyorum. Bu güzel ve düşündürücü eseri daha önce, en az yirmi-yirmi beş yıl önce okumuş olmayı isterdim. (Cemil Meriç'in "İrade Terbiyesi" için "ah bu kitap on sekiz yirmi yaşlarımdayken elime geçmeliydi" dediği gibi) Tatar Çölü aslına bakarsanız temposu ve ritmiyle okuru öyle alıp götüren bir eser değil. Hayali bir ülkede Güney Krallığı'nın bir genç subayı olan Giovanni Drogo'nun Kuzey Krallığı sınırındaki kaleye atanması, hayalini kurduğu hayatı yaşama adına buradan ayrılmak istemesi, daha sonra da rutinin sıkıcı ama güven veren iklimine kendini kaptırmasının hikayesi. Ancak bu hikaye öyle sıradan bir hikaye de kesinlikle değil. İnsanın hayat döngüsü içerisindeki gidişata dair farkındalık sahibi olmasının önemini vurguladığı gibi, konumunu ve uğrunda çabaladıklarını sorgulamasının da gerekliliğini fısıldıyor satır aralarında. Dino Buzzati, "Ya her şey bir yanlışlıktan ibaretse?" diyerek bu kritik sorgulamanın kapısını aralıyor okura. Tatar Çölü, şunları bir kez daha hatırlatıyor. Zaman bir taraftan bizi rutinlere hapsederken, diğer taraftan çok hızlı geçiyor. Gençliğimizin enerjisi ve sahip olduklarımızın hiçbiri sonsuza kadar sürüp gitmeyecek. Bunu farketmemizin çok uzun sürmesi durumunda ise, ruhumuzun bile yaşlanmaya vakit bulamadan tükenip gittiğini göreceğiz. Bir süre sonra ise, kariyer sahibi olma, yeni bir hayat kurma, yeni yerler görme, yeni insanlar tanıma, güzel bir yuva kurma gibi beklentilerin yerini sadece maruz kaldığımız hastalıktan kurtulma ve iyileşme umudu alacak. Rutinlerimizin kısır döngüsüne girmeden önce, yaşantımızı, alışkanlıklarımızı, çevremizi, tercihlerimizi sorgulamak belki de hayatın en önemli şifrelerinden birisi. Uzun yıllardır hayatımızın içinde yer alan, hatta bizi kendisine esir bırakan ancak bizi tükettiğini fark ettiğimiz şeyleri, insanları, varlıkları kendi ederlerine göndermek, onlarla aramıza sınır çekmek ya da tamamen onları terk edebilmek gerekiyor bazen. Fiziksel, ruhsal, düşünsel çevremizi gözden geçirmemiz gerektiği gibi. Tatar Çölü bunu düşünmeye zorluyor okurunu; tıpkı "Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler"in yaptığı gibi. Eser, bunun dışında yalnızlık duygusunu, kendisini ve çevresini aslında var ve gerekli olmayan bir savaşın savaşçıları haline getiren insanların kaçınılmaz tükenmişliğini ve güdükleşmesini anlatıyor ve uyarıyor adeta: "Elveda kendini bu yapıdan bir türlü kurtaramayan melankolik dost; elveda, senin gibi çok uzun zaman inatla umut eden ve sana benzeyenler: Zaman elini sizden daha çabuk tuttu, sizinse artık her şeye yeniden başlama hakkınız yok!" Tutunmak kadar bazen bırakmanın da en doğru alternatif olduğunu anlatan bu değerli eser, bence her kitap sevdalısı, yaşama dair bir farkındalık kazanma çabası içindeki her insan için ideal bir okuma seçeneği. Esen kalın, kitaplarla kalın...

O
owl· Tatar Çölü
7/1010.01.2023
B
bilge çetin· Tatar Çölü
10/1011.02.2022
S
seckinmurtaza· Tatar Çölü
7/1006.12.2021
H
holstein· Tatar Çölü
6/1024.03.2021
C
cnexlibris· Tatar Çölü
7/1018.11.2020
K
Karanfil· Tatar Çölü
10/1003.10.2020
Ö
Özlem Orhann· Tatar Çölü
10/1024.08.2020
A
anormal· Tatar Çölü
7/1003.05.2020
B
Büşra Fatma Kılıç· Tatar Çölü
5/1018.04.2020

İlk 100 sayfaya sabredebilirseniz güzel bi kitap. Ama benim için aşırı karamsardı. Giovanninin yaşamına çok üzülüyosunuz. Öyle böyle değil aşırı üzülüyosunuz. Böyle saçma sapan bi amaç uğruna bomboş bi ömür geçmemeli ya. Neyse hangi kafayla yazdığını bilmiyorum yazarın ama kimse hayatını böyle çarçur etmez diye düşünüyorum. Bi yerden sonra eeh yeter be der. Evet hayatın ve bu dünyanın boşluğu çok güzel anlatılmış ama dünya bu kadar da karamsar biyer değil ya. Benim dünyam değil elhamdülillah. Nefes alıyorsak her zaman umut vardır ve biryerlerde güzel bişeyler oluyodur. Bu kitapta bitane iyi bişey olmadı be😂 İçim sıkılarak okuduğum 1 kitap olarak kaydediyorum. Zaten çok zor bitti😂 başucu kitabı mı? Benim olmadığı kesin🤓

F
fundagney· Tatar Çölü
9/1031.12.2019
Ö
özdensöze· Tatar Çölü
8/1028.12.2019
Y
Yunus Serdar· Tatar Çölü
8/1011.09.2019
I
intellecta· Tatar Çölü
8/1016.08.2019
H
hasan fuat bayrak· Tatar Çölü
10/1009.03.2019
E
EMREKTRNC· Tatar Çölü
9/1005.03.2019
E
elflady· Tatar Çölü
9/1014.10.2018

Kitabın baş karakteri, asker olan Giovanni Drogo yıllar boyunca ilk tayin yeri olan Bastiani Kale'sinden savaş çıkar umuduyla yaklaşık 40 yıl boyunca hiç bir yere gitmemiştir. Hiç bir tayin hakkını kullanmadığı gibi gitmesi için karşısına çıkan imkanları da tepmiştir. Kitabı okurken bir umut bekledim kaleden ayrılıp gerçek bir yaşantıya geçecek diye ama ömrümü yedi Drogo 😂 Sonunu da anlatmayayım siz de okuyun... İyi okumalar....

S
sestra· Tatar Çölü
8/1001.10.2018
T
Tuncer Şengöz· Tatar Çölü
6/1003.08.2018

Bir kısa öykü, ya da en iyi ihtimalle uzun öykü olacak bir konuyu roman büyüklüğünde yazmak kolay iş değil. Buzzati de zoru seçmiş ve hikayeyi zenginleştirebilmek için pek çok karakter yaratmış. Bu karakterlerin bir kısmı anlatılan hikaye içinde iğreti duruyor. Konu ilginç, Buzzati'nin dili sade. Belki çok fazla beklentime karşılık biraz hayal kırıklığına uğradığım için On üzerinden değerlendirmem 6 oldu. 6 ile 7 arası daha insaflı olur.

E
EmrEokur· Tatar Çölü
10/1028.07.2018
D
derin· Tatar Çölü
10/1006.07.2018

Benzer Kitaplar