Veronika Ölmek İstiyor (Yedinci Gün #2)
Veronika Ölmek İstiyor, Brezilyalı yazar Paulo Coelhonun yeni romanı. Yayınladığımız öbür romanlarında, olaylar hep geçmiş dönemlerde geçiyordu, oysa bu romanda olaylar günümüzde geçiyor, hem de oldukça yakınımızda: Bosa ile sınır komşusu olan Slovenyada. Veronika, görünüşte her istediğine sahip bir genç kadındır; renkli bir yaşam sürer, yakışıklı erkeklerle gezip tozar, ama mutlu değildir. Yaşamında bir şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Bir gün ölmeye karar verir. Aşırı dozda ilaç alınca hastaneye kaldırılır. Orada kendisine birkaç günlük ömrü kaldığı söylenir. Akıl hastanesinde kaldığı sürece çeşitli insanlarla, çeşitli dünyalarla tanışan Veronika, yabancısı olduğu yeni duyguları keşfeder: Kin, korku, aşk, hatta cinsellik. Ölümü beklerken, çevresindeki insanları gözlemlerken, Veronika, varoluşunun her dakikasının yaşamla ölüm arasında bir seçim olduğunun farkına varır. Paulo Coelho, bu yeni kitabında, çağımız insanını rahat bırakmayan delilik olgusunu işliyor; toplumun normal kabul ettiği kalıpların dışına düşen insanları anlatıyor. Veronika Ölmek İstiyor, farklı düşünceleri yüzünden sık sık başka insanların önyargılarını göğüslemek zorunda kalanlar için değişik bir yaşam tarzı bulma ihtiyacını irdelerken, insanlığın temel sorunlarından birini içeriden bir yaklaşımla ortaya koyuyor.
Baskılar3
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
18 yaş üstü herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap. Muhteşemdi.
neden bu kadar beğenildiğini anlayamadım. karakterler zayıf özellikle Veronika baş karakter olmasına rağmen derinliği olmayan bir karakter. En elle tutulur derinliğe ve alt metne sahip karakter Mari idi. bir de yazarın farklı karakterler üzerinden farklı mental hastalıklardan bahsetmesi iyi niyetli bir çaba olsa da, hastalıkları bu kadar yüzeysel anlatması irite etti beni. Şizofreni bir günde iyileşebilen bir hastalık mı yani? aşkın gücü klişesi artık bilinçli okuru doyurmuyor. öte yanda edebi bir derinlik de yoktu kitapta. tek iyi yanı kolay okunur olması, tüm pembe kitaplar gibi.
Bence güzel kitaptı. Verdiği mesaj da çok önemli. "Hayatı başkaları için değil, kendiniz için yaşayın. Kim ne diyecek düşüncelerinden sıyrılın.." Kişiyi karamsarlığa sevk edecek bir şey de yok kitapta. Yalnız Allah'in adaletiyle ve Hz. Adem ile Havva'nin olayıyla ilgili bölümleri beğenmedim. Onları da okumadan geçtim.
Paulo Coelhonun okuduğum bütün kitaplarını beğendim diyebilirim. İlk simyacı kitabıyla tanıştım daha sonra okuduğum her kitabında beni kendine daha da çekti. Veronika ölmek istiyor kitabı da hayatında ki herşeyin tek düzeliğinden sıkılmış ve sıkıldığı için artık intihar etmeye karar veren bir kızın hikayesiyle başlıyor. Kız yani Veronika intihar ediyor ama ölemiyor. İntiharı sonrasında Villete adında bir deliler hastanesine yatırılıyor. Burada bulunan doktor Veronika üzerinde bir deney yapmaya başlıyor; kıza her gün her an ölebileceğini ve en fazla 1 hafta yaşayabileceğini söylüyor. Her gün belirli dozlarda bir ilaç vererek sahte kalp krizi vakaları ve kusmalar oluşmasına sebep oluyor. Böylece doktor; ölüm bilincinin insanı daha yoğun yaşamaya ittiğini gözlemlemeye başlıyor. Hem Veronika hem de diğer hastalar hayatta neler kaçırdıkları düşünmeye başlıyor, kendi yaşamlarını yeniden değerlendirmeye başlıyorlar. En fazla bir hafta sonra öleceğini bilen Veronika bu süresini ona göre dolu dolu, içinden geldiği gibi yaşamaya başlıyor. Bu süreçte artık yaşamayı sevmeye başlıyor ve ölmekten korkar hale geliyor. Hastanede kalan şizofren bir hastaya aşık olup son günü olduğunu düşündüğü gün hastaneden kaçıyor. Ve öleceğini düşündüğü için çok kısa sürede sevdiğini açıklıyor. Çünkü dr. İgorunda deneyinin sonucunda gördüğü gibi 'ÖLME BİLİNCİ BİZİ DAHA YOĞUN YAŞAMAYA YÖNELTİR.' Doktorun tam yalanını, yani deneyini, kıza açıklayacağı gün Veronika kaçmış oluyor. Asıl sorun kızın artık her dakika ölümü bekleyerek geçireceği günler diye düşünüyor doktor. Ama sonra bunun da çok önemli olmadığına karar verip kızın yaşadığı her yeni günü bir mucize olarak göreceğini düşünüyor. Zaten : HER YENİ GÜN BİR MUCİZEDİR.













